Hissetmiyorum
“Aşk-ı Memnu” dizisinin Bihter’i Beren Saat, öpüşme sahnelerinin kendisini hiç zorlamadığını söyledi.
Kameralar karşısında son derece rahat olduğunu belirten oyuncu, “Ben bir oyuncuyum ve o sahnelerde hiçbir şey hissetmiyorum” dedi.

‘Aşk-ı Memnu’ ödül getirdi
Beykent Üniversitesi VIII. İletişim Ödülleri, geçtiğimiz gün Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 8 bin öğrencinin kullandığı oylarla belirlenen isimlerden biri de Beren Saat’ti… Kanal D’nin seviler dizisi “Aşk-ı Memnu”da eşinin yeğenine aşık olan genç bir kadını canlandıran Saat, dizideki performansıyla “yılın en iyi kadın
oyuncusu” seçildi. Törenin ardından basının sorularını yanıtlayan Saat, öpüşme sahneleriyle ilgili de konuştu.
Diğer sahnelerden farksız
Rolü gereği, kameralar karşısında hem eşini canlandıran Selçuk Yöntem, hem de yasak aşk yaşadığı Behlül’ü oynayan Kıvanç Tatlıtuğ ile öpüşen Beren Saat, o sahnelerde neler yaşadığı yönündeki soruya şöyle yanıt verdi: “Ben
bir oyuncuyum ve dolayısıyla o sahnelerin benim açımdan diğerlerinden hiçbir farkı yok. Rol gereği öpüşürken hiçbir şey hissetmiyorum. Tüm oyuncular için geçerlidir bu durum.”
Beren Saat, Nehir Erdoğan’ı izledikten sonra oyunculuk yapmaya karar vermiş
“Aşk-ı Memnu” dizisinin Bihter’i Beren Saat’in oyunculuğa başlama öyküsünde Taylan Biraderler’in 2002’de çektiği “Okul” filminin büyük etkisi varmış.
O dönemde lise öğrencisi olan ve üniversitede okumak istemeyen Saat, daha sonra trafik kazasında can veren Efe adlı sevgilisiyle “Okul”u izlemeye gitmiş.
Milliyet gazetesinin haberine göre; Saat, devamını şöyle anlattı: “Nehir Erdoğan’ın oynadığı karakter işletme okumak zorunda, ama o şarkı söylemek istiyor ve Burak, ona âşık, ona şarkılar yapan bir erkeği oynuyor. Diyor ki, ‘Masanın başında oturduğun her gün için pişman olacaksın.’ Efe de kulağıma eğildi, ‘Sen de pişman olacaksın’ dedi.
Efe bana o cümleyi söyledikten birkaç gün sonra ‘Türkiye’nin Yıldızları’ yarışmasına katıldım.”
Kadın ne isterse o olur

‘Aşk-ı Memnu’ dizisinin Adnan Bey’i Selçuk Yöntem kadın-erkek ilişkilerini değerlendirdi: Maço tavır kofti! Tarih de belgelemiştir; erkeğin ne yaptığı önemli değil, kadın ne isterse, o olur!.. ..
‘Aşk-ı Memnu’ dizisinde Beren Saat’le başrolleri paylaşan ve dizide Adnan karakterini canlandıran Selçuk Yöntem, Maxim dergisine konuştu. Yöntem, diziyi izleyenlerin bazen fazla duygusal davrandığını, yolda kendisini çevirerek; Bihter ile Behlül aşkı hakkında “Farkında değil misin, artık meseleye el at” dediklerini söyledi.
* Hem sinemada, hem TV’de, hem de tiyatroda varsınız. Hepsi sizde aynı tatmin duygusunu sağlıyor mu?
Esasında hepsi birbirleriyle iç içe, ayırabilmek çok zor! İyi bir proje olduktan sonra hepsi bana büyük bir haz ve mutluluk veriyor.
* Rol seçerken nasıl karar veriyorsunuz?
Öncelikle beni heyecanlandırması lazım. Dramatik yapısının iyi olması lazım. İyi bir oyuncu kadrosunun, iyi bir yönetmenin, iyi bir şirketin veya iyi bir tiyatronun olması lazım.
* ‘Aşk-ı Memnu’ romanının bir TV dizisi için uyarlanması bazı kesimlerin hoşuna gitti, bazıları ise eleştirdi. Siz bir tiyatrocu olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Uyarlama olması bana daha mantıklı geliyor. Çünkü ‘Aşk-ı Memnu’nun orijinali, geçmiş dönemleri anlatıyor. Daha gerçekçi olması için günümüze uyarlanması gerekiyordu.
* Dizideki Adnan karakterine nasıl hayat verdiniz peki?
Okuduktan sonra şöyle değerlendirdim; bu adam bir holdingin sahibi ve zengin biri. Zengin bir adamın hayata nasıl baktığını anlamaya çalıştım. Bu adam bir holdingin başındaysa, ikili ilişkilerde de hayatı çok iyi okuyabilen biri olmalı diye düşündüm. Romandaki gibi yaşını başını almış, sevmiş, evlenmiş, elini eteğini çekmiş biri olarak görmedim Adnan’ı…
Bihter şeytana uyuyor!

Aşk-ı Memnu’da bu hafta ipler kopuyor…
Kanal D’nin başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ, Beren Saat, Nebahat Çehre ve Selçuk Yöntem’in oynadıkları, Halit Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eserinden uyarlanan reyting rekortmeni dizisi “Aşk-ı Memnu”nun bu bölümünde; kendine daha fazla yalan söyleyemeyeceğini anlayan Bihter de, bir anlık zaafına yeniliyor ve kendini yasak aşk ateşinin içinde buluyor.
Behlül’ün kayıplara karıştığı gece, eski sevgililerinden biriyle kendisini aldattığını düşünen Elif, nişan yüzüğünü geri yollar. Behlül’ü nişanın bozulmasından çok, kendisine bile itiraf edemediklerini, içkiliyken Bihter’e söylemesi ilgilendirmektedir. Adnan Bey, Behlül’den Elif konusunda yaptığı hatayı acilen düzeltmesini ister. Bu arada Bihter de arabuluculuk için kolları sıvar.
Firdevs Hanım, evdeki hâkimiyeti tamamen ele geçirmek için önündeki bütün engelleri kaldırmaya kararlıdır. Bu sefer eline çok değerli bir koz geçer. Firdevs Hanım, bu kozla evdeki tüm dengeleri değiştirmeye hazırlanmaktadır.
Köşkte kapalı kapılar ardında yaşananlar Peyker’in de dikkatini çeker. Peyker, Bihter’in neden Firdevs Hanım’a boyun eğdiğini sorgulamaya başlayınca Bihter’in huzursuzluğu iyice artar. Bihter, Behlül’ün gizli sığınağıyla birlikte onun bambaşka bir yüzünü keşfeder.
Bir anlık zaafına yenilen Bihter, kendine daha fazla yalan söyleyemeyeceğini anlar. Gizli gizli yanan ateş, çok yakında büyük bir yangına dönüşecektir.
Güz Sancısı Yunanistan’da
Tomris Giritlioğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği, Murat Yıldırım, Beren Saat ve Okan Yalabık’ın başrollerini paylaştığı, 6-7 Eylül olaylarını konu alan “Güz Sancısı” filmi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nde gösterime girecek.
GÜZ SANCISI’NIN FRAGMANINI İZLEMEK İÇİN
Yunanistan’ın en büyük film dağıtım şirketlerinden Rosebut ve Odeon’un yayın haklarını satın aldıkları yapıt, nisan ayının son haftası gösterimde olacak. Filmin yapımcı ortaklarından Fatih Ömeroğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “6-7 Eylül olayları bizim olduğu kadar Yunan halkını da yakından ilgilendiriyor. Bu filme çok büyük bir ilgi gösterdiler. En büyük tepkiyi ise, bir Rum kızının fahişeyi oynamasına gösterdiler. Yunanistan’ın ünlü televizyon kanalları Mega TV, Alfa TV ve Ta Nea gazetesi Tomris Hanım’la filmle ilgili röportaj yaptıktan sonra bu ilgi daha da arttı. Beş firma filmimizi almak istiyordu, sonunda Rosebut ve Odeon ile anlaştık. Filmimiz Yunanistan’da 15 kopyayla vizyona girecek. Rosebut daha sonra filmi Kıbrıs Rum Kesimi’nde gösterime sokacak” dedi.

